23.10.2012
biz evlendik!
gece yarısını geçerken saat en sevdiğimin telefon sesinin evde yankılanmasını hiç istemezken içinde bulunduğum olması gereken durumun dışına kaçıyorum birazcık..bir ay sonra yepyeni bir hayat başlayacak ama bunun hala kalıcı olmasını gerçekte istediğimden bile emin değilim kaldı ki bundan sonra hergeçen gün eskisinde daha farklı olacak..her insanda yaradılış gereği olan durum mutsuzluğu beni ele geçirmek üzere hiç bir yere ait olamama kaygımı yaşamadığım tek sığınağımdan çıkıyorum bunun nedenini kendime sorup sadece olması gereken cevaplar alıyorum.. birşey hissetmiyorum okadar ki bu duyarsızlık farkedilecek diye o kadar korkuyorum ki hissetmediğim şeyleri yapmak zorunluluğumdan çok yoruldum...Hayal kurmuyorum yarın için bir şey yapmıyrum öyle br teslimiyet ki bu bana sadece yalnızken huzur veren..istemiyorum yanımda bu evde başka birini çok zorluyorum kendimii istemem lazım gelmesini zamanın durması için yalvarmam lazım yanında ama olmuyo işte..onun için hiçbirşey yapma hevesi yok içimde ilişkiyi bencilliğin doruk noktalarında yaşarken benim için birşey yapmasını zaten beklemek hata olduğunuda kavrayalı yıllar oluyo..zatende hiç bişey yapmadı yıllardır yapmıyo yapmayacakta...belkide yıllardır yapabileceğinin ihtimalydi beni heyecanlandıran şu anda ise beni ancak kırmızı kar yağdırarak şaşrtır sanırım..en kötüsüde bu şekilde mutlu edemeyiz ki birbirimizi..doğum gününde bile sana birşey yapmak içimden gelmedi ama sen bunu bile anlayamadın..offf yine gıyabında saldırıya geçtim...Biz çok seviyoruzz birbirimizi ama başka kimseyi sevmediğimizden denedik bizsizde gayet iyiydi herşey.. başkalarını denedik yine herşey yolundaydı...ama bizi bağlayan bu alışkanlık illleti getirdi aklımıza düşürdü birbirimzi..biz hayatta tutunamayan 2 yenik bizi bağlayan baltaya olamadığımız saplarımız...işte bunları bile bile evlendik biz..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
