28.11.2012

26-27 kasım Gratis alışverişim devam..


Flormar Long Wearing Lipstick
 Flormar'ın Long Wearing serisi rujları gerçekten diğerlerine göre uzun süre kalıcı hemde yumuşacık bir sürüşü var..benim gibi ruj yemeyi sevenlere göre tam..Sağ taraftaki Loreal 131..



Maretti Bruschette

Birde atıştırmak için küçük bir öneri dayanamayarak yedik biraz fotoğraf çekmeyi bekleyemeden:) eğer kıtır kıtır incecik ekmeklerin üzerine sürülen herçeşit baharatı seviyorsanız kesinlikle deneyin biz bayılıyoruzz tam bir egeliii bu..

26-27 kasım Gratis alışverişim

Gratis'te 2 gün boyunca bütün renkli kozmetikte %50 indirim vardı hemde etiket fiyatından aklınıza gelen çoğu markada mevcut zaten..keşke daha çok mağaza açsalar bu harika kişisel market daha çok bilinse..işte aldıklarım..
Essence Extreme mascara
Bu harika rimelle Ankamall'daki mağazadaki uzman tavsiye etmişti pek inanmadım ama şimdiye kadar bir çok marka denemiş biri olarak müthiş diyebilirim ben suya dayanıklı sevmediğim için çıkarmasıda bir o kadar
 kolay..fiyatı 9.49TL bide eyelinerı varmış onu denemek için sabırsızlanıyorummalum body shoptan aldığım eyelinerdan hiç memnun değilim.

Yine Essence tabiki:) daha önce Rossmanda tanışmıştım bu markayla hem acayip uygun fiyatları hem kalteli far hiç ihtiyacım olmamasına rağmen renkleri çok hoşuma gitti bide allık aldım fiyatları 8TL civarları..

Essence XXXL Shine Lipgloss

Bu Lipglossların kokusu muhteşem olmasına karşı dudakta yağlı ve yapış yapış his bırakmasından dolayı pek sevmedim..Fiyatları 6.90TL

2.11.2012

vicdan

2 bölüm üst üste suskunlar ve çıkarılacak ders;
....Herkez sırtından vurulur bu hayatta..Çünkü her kardeş her dost her sevgili bir parça vicdansızdır aslında..

23.10.2012

biz evlendik!

gece yarısını geçerken saat en sevdiğimin telefon sesinin evde yankılanmasını hiç istemezken içinde bulunduğum olması gereken durumun dışına kaçıyorum birazcık..bir ay sonra yepyeni bir hayat başlayacak ama bunun hala kalıcı olmasını gerçekte istediğimden bile emin değilim kaldı ki bundan sonra hergeçen gün eskisinde daha farklı olacak..her insanda yaradılış gereği olan durum mutsuzluğu beni ele geçirmek üzere hiç bir yere ait olamama kaygımı yaşamadığım tek sığınağımdan çıkıyorum bunun nedenini kendime sorup sadece olması gereken cevaplar alıyorum.. birşey hissetmiyorum okadar ki bu duyarsızlık farkedilecek diye o kadar korkuyorum ki hissetmediğim şeyleri yapmak zorunluluğumdan çok yoruldum...Hayal kurmuyorum yarın için bir şey yapmıyrum öyle br teslimiyet ki bu bana sadece yalnızken huzur veren..istemiyorum yanımda bu evde başka birini çok zorluyorum kendimii istemem lazım gelmesini zamanın durması için yalvarmam lazım yanında ama olmuyo işte..onun için hiçbirşey yapma hevesi yok içimde ilişkiyi bencilliğin doruk noktalarında yaşarken benim için birşey yapmasını zaten beklemek hata olduğunuda kavrayalı yıllar oluyo..zatende hiç bişey yapmadı yıllardır yapmıyo yapmayacakta...belkide yıllardır yapabileceğinin ihtimalydi beni heyecanlandıran şu anda ise beni ancak kırmızı kar yağdırarak şaşrtır sanırım..en kötüsüde bu şekilde mutlu edemeyiz ki birbirimizi..doğum gününde bile sana birşey yapmak içimden gelmedi ama sen bunu bile anlayamadın..offf yine gıyabında saldırıya geçtim...Biz  çok seviyoruzz birbirimizi ama başka kimseyi sevmediğimizden denedik bizsizde gayet iyiydi herşey.. başkalarını denedik yine herşey yolundaydı...ama bizi bağlayan bu alışkanlık illleti getirdi aklımıza düşürdü birbirimzi..biz hayatta tutunamayan 2 yenik bizi bağlayan baltaya olamadığımız saplarımız...işte bunları bile bile evlendik biz..

26.07.2012

karmakarışık

İstedikleri ve olması gerekenler arasında sıkışıyor bazen insan.. Bazen en çok olmasını istediği şey aslında en çok korkutu oluveriyor..Soyut ve somut nesneler bu kadar yer değiştirirken bu duygu durum karmaşası içinde randımanlı bir ilişki nasıl kurulabilir ki:)

23.07.2012

biz

Ne tuhaf değil mi içimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda..
Ya öldür beni dedim..
Yada git benden..
öyle bir geldin ki
Ne giden SENdin
Nede döndüren BEN..


Hangi kışın karını hazirana sakladın?
Hangi beyazlıkla yüreğini akladın?
Ben veremezken seninle yaşananların hesabını kendime;
Sen kendini kendi gözünde nasıl bağışladın..

18.06.2012

memleket

İnsan anne babasini seçemedigi gibi seçemez doğacağı topraklarıda..ilk başlarda anlamaz sonra yaşadığı ülkenin en güzel yeri der biraz daha büyüyünce okumak için terkeder onu. Aslında asıl neden de bu değildir..sonra gittiği yerlerde okadar hırpalanır zorlanır ki bu hayata tuttunma çabasının karmaşasında tek özlemine dönüşür memleketi..çünkü en güzel yıllarını geçirmişti orda herşeyin yolunda gittiği en güzel aşkları yaşamıştır büyüdükçe kocamanlaşan sorunlar orada hep ufak kalmıştır..ışte bende bu yoldayım şimdi gidiyorum onun kollarında korumaya alıyorum kendimi..çabuk toparlanıp en doğru kararı vermek istiyorum..

17.06.2012

Özgür Şef

      Ben etsiz sofraya oturmam bana et olsun başka bişey istemem diyorsanız özgür şefin yeni açılan yerine mutlaka gitmelisiniz..Palladıum'um yakınlarında müthiş lüks sitelerin arasında şık,nezih,samimi,tamamen tahta objelerin ağırlıkta olduğu mütevazı Steak Hause' u görürsünüz. Giriş tam bir reklam tanıtımı gibi oldu farkındayım:=))
      Biz dışarda oturmayı tercih ettik siparişler zaten özel hazırlanmıştı bile onun için işin en zor tarafını atlattık..ilk önce benim gece boyu dilimden dusmeyecek sulu köfte diye tabir ettiğim içi etin tamamen suyunuu tutan harika bir köfte geldi.Daha sonra adı lokum olan Bonfilenin en yumuşak yerinde yapılan harika 2 parça et vee bomba en sonunda gerçekten şaşkınlığımı gizleyemediğim bir metre boyunda dönerin kesildiği alet mekanizmasında şişe geçirilen müthiş lezzetli et parçaları ve başta salsa sos, karamelize soğan kavurması, patates püresi ile servis yapılan altta tortilla ekmeklerine indirilen etler arasında müthiş bir uyum ilee yenen harika bir yemekti.
     Yanında İtalyan üzüm bağlarında yapılmış resveratrol oranı yüksek  kırmızı şarabımız ile unutulmayacak bir İstanbul akşamı...
    http://www.ozgursef.com/

13.06.2012

ıstanbul

kocaman binalar arasında insan kendini daha bir küçük hissediyo burda şehrin yaptığı psikolojik bir baskı bu insanlara..daha çaresiz daha yalnız daha savunmasız..kimsenin tam olarak bilemedigi bir şehrin gürültülü ana sokağının arkasındaki sessiz arada kalmış bir otel odasından dışarıdaki kedinin çıkarttığı sesi dinleyerek uyumaya çalışmak aslında yalnızlık..

5.06.2012

ihtimal

keşle seni rüyamda gördüm klişesinden uzak bir bahane ile arama ihtimalim olsa..

20.05.2012

eskişehirr

          Her gün bir öncekinden daha fazla şaşrtıyosun beniiii...Bu pazarı asla unutmak istemiyorumm...beraber yolculuğumuzu.. yaptıklarını, ton balıklı sandaviçi,arabadaki çalığın şarkıları, içtiklerimizi, yağmurlu sokakları, elimi sımsıkı tutuşunu, o kuş yüzünden 'ürkeğim benim' diyişini..2 saat boyunca parfüm seçip sonra karar veremeyip hepsini birden alışımızı..duble vişne votkayı dark brown ile karıştırışımızı, binlerce fotoğrafı, bide bi türlü bitiremediğimiz kazı kazanı:=))harikaaaaa bi pazardııı teşekkür ederimmmmmm  yaptıkların çabaladıkladıkların için....


Neyse heryer insandı Eskişehirde Espark acayip kalabalık pazar olması vize haftası olmasıda etkilememiş olacak ki arabayı koyacak yer bulamadık bikaç yapılacak işimizi hallettikten sonra çıktık.Avm'nin ana kapısından 2 yöne ayrılan starbucks ve kahve dünyası biraz tartışmaya yol açsada tabikii kazanan soya sütlü  hazelnut  tall Latte oldu=) yağmur çiselerken Hallerin içinden barlar sokağına ordan asıl durağımız  Twenty SIX'e ulaştık. Sohbet muhabbet ben güneşi orda batırmak istemediğimden dolayı tekar yollara attık kendimizi.Çok güzel biyerde yemek yedik yine salata olasın meze olsun hayıırrrrr tabikii salataa olsun meze olmasın kavgasından sonra garson devasa bi salata küçük bi meze tabağıyla yemeklerimizi getirdi. Ordan kalıp arabayı alıp şelale park'a gittik. Eskişehiri tepeden gören kocaman bi şelalesi ve rüzgar değirmeni olan güzel ambiyans eşliğinde çayımızı içtikk sonraa gece yarısına doğru Eskişehir Ankara karayolunda güzel şarkılarlaa yola çıktık...

12.05.2012

bugün benim doğum günüm..

Sabah kalktım bi kahve yaptım kendime..
Pencerenin yanına oturdum hava bana inat puslu yağmurlu..
Evde çakmağın sesi yankılandı sonra sigaranın ilk alev alışı yavaş yavaş..
Sonra ilk nefes tam 27 yıl önce aldığım ilk nefesten sonra ağlayışım geldi aklıma ağlayarak doğuyo insan bilinçsizce..
Bugün benim doğum günüm ama kimsenin haberi yok..
Yıllar geçtikçe ne kadar yalnız kalıyo insan gece yarısı 12den sonra gelen msjlar telefonlar her yıl biraz daha azalıyor..
Sonra yalnız ölüme daha bir yaklaşıyor..
Bugün benim doğum günüm yeni yaşımın yeni hayatimin ilk günü..

8.05.2012

TİYATRODAKİ YABANCI

      İlk zamanlar herşey yolundaydı hemde şaşırtıcı biçimde herkez etrafımda.. Yıllardır eğlenmediğim kadar çok eğlenip yapamadigim bisürü şey yapmıştım..  Hayatıma da bi çok kişi girdi onların yanında sen aklıma bile gelmedin ellerini tutarken sarılırken öpüşürken tek bir hatıran canlanmadı beynimde..Hemde beraber yaşadığımız bu evde bu odada bu yatakta baktığım duvarlardaki tablolarda, banyodaki aynada özlemin de terkedip gitmişti beni senle..
     Ama şimdi bir yıla yaklaşırken özlüyorum sanırım yavaş yavaş ne olduğunu çok anlamasamda her üzüntümde sen ol her hayal kırıklığımda sana dayanayım her gece senin omzunda uyuyayım istiyorum..''Seni benim kadar kimsenin üzmesine izin verme'' demiştin yaa senin kadar sevmesine bile izin veremiyorum..
    Belki bi yerlerde bir gün yine karşılaşırız kimbilir belki bi tiyatroda buluşur gözlerimiz.. sonra da eve kadar beraber yürürüz...

4.05.2012

HIÇ OLMAK


Bazen insanın boğazına düğümlenir ya bişeyler söylemek istediğin birsürü şey varken dudaklarının arasından kelimelere dökülemez bir türlü ne annene söyleyebilmışsindir onu sevdiğini ne de son bakışında giden sevgiline.. Bazende kendine bile söyleyemediğin çoğu zaman saçma bir gururla bastırdığın duyguların çıkıverir ortaya yıllar sonra ışte dersin BULDUM.. Yıllardır içine düştüğüm durmadan debelenip çıkmaya çalıştığım nedenini bir türlü anlayamadığım şey GURUR'du.. O öyle bir şeydir ki size doğru olan şeyleri hep yanlış yoldan yapmanızı sağlar  karşı tarafı suçlar beyaz iken simsiyah hakliyken her haksız duruma düşürür sizi..aslında Yapmak istemediğimiz şeyleri yapar aklınızın ucundan geçmeyecek şeyler döküverir agzimizdan..O en çok sevdiklerimizi acıtır onları kırar bizi kendimize yabancılaştırır..Onların gözündeki BIZ'den nefret ettirir.öyle bireydir ki arkasında mutlaka hırsla dolaşıp ona güvenir..bizi bütün çıkmazlara sokup yalnızlığa iter..Biz nekadar güçlüyüz diye övünürken aslında güçlü görünmek isteyen böylece o duvarların arkasında kendini güvende sanan küçük bir Biz görürüz..teslim olamayız hiç bir şeye bunu güçsüzlükle bağdaştırırız aglayamayız yalnız kaldığımızda aynanın karşısında döktügümüz gözyaşlarını başkalarından ölüm pahasına saklarız.. Aslında HIÇ olmaktır başlangıç NOKTA olmak.. O noktaları birleştirip bir romana başlamak şimdi...

2.05.2012

MAYIS Seni Sevmek mi?

Bir mayıs esintisi yine seni aklıma düşüren..

Ama her mayıs sana olan özlemime biraz daha alıştıran..

Seni sevmek göle düşen bir su damlası gibiydi çoğu zaman..

Etrafına eklediğimiz halkalardı bizi birbirimizden yavaş yavaş uzaklaştıran..

Sen dinginliginle okyanuslara ulaşmak isterken,

Bendim tüm çırpınışlara inat o ıssız golde kalmak isteyen..

Şimdi sen bir çağlayan ucunda;

Ben ise buhar olmuş bir bulutun gözyaşında..

27.04.2012

ahh Istanbul

ah istanbul..ıstanbul olalı..2 günden koca bir kitap çıkacak şey yaşadık.. Ne Öğleyin çıkan fırtınayi taktik nede evin kırılan penceresi keyfimizi kaçırdı..üsküdar,beşiktaş, eminönü vee sonunda ortaköy kocaman kumpir ,dürüm wafflee, yağmur ,gülmekten ağrıyan karnım, kestane, şemsiye ,arka sokaktaki park ,9.kat vodafone:) uçuşan masa, bu defa denize karşı latte ,ıslanan ayaklarım, rekor kırılan uyumadan geçirilen saatler vee ankarada güzel bir kahvaltı biri kırmızı biri mavi biri siyah 3 tane beraber başladığımız koleksiyon arabalarimız, açık büfe portakal suyu..ve yine valizime doldurduğum bir yığın komik romantik anı..

26.04.2012

insan hayvanları

insanları anlamayi bırakalı çok oldu ama hala yaptıkları karşısında kendimi nasıl koruyacağımı öğrenemedim..nasıl bu kadar acımasız,anlayissiz olabiliyorlar bi miktar benlik alarak kendimi hep ayırmışımdır bazende çevremdeki olan bitenleri bu kadar farklı gözle görmek ikili oyunların içinde olmadan gözlemlemek daha fazla acı verir oldu.. Hep bilinen bi söz vardır acıma insanlara acınacak duruma düşersin böylemi olmak lazım sert buzdan bi kalp taşımak mi lazım kırılmamak için yaptıklarına karşılık onlar gibi olmakta yetmiyo ki çoğu zaman bencillikleri ile o kadar örmüşler ki duvarlarını ne senin yaptığın güzellikleri görebilirler nede vazgeçtiğin özveriyi anlayabilirler..hayatın heryerinden ayrı bi darbe yersin bu kadar ince olup başkalarının düşüncelerini sırf onlar üzülmesin diye onayladiginda bir sıfır yenik başlarsın zaten sonra devamı gelir senin bu enerjinle daha seni tanımadan almaya başlarlar senden bişeyler.. Her kopardıklarına kar gözüyle bakarlar ticarete dökerker senin üzerinden senin sahip olduğun hayatını..

22.04.2012

gölge

Onun gölgesinde yaşamaktan vazgeçtiğim andı hayata başladığım an.. çünkü eğer siz değişmezseniz çevrenizdekilerde değişmez..kendimden başladım değişmeye sonrada şikayet ettiğim şeyler yavaş yavaş ya hayatımdan çıktılar yada bana ayak uydurdular yada ben görmezlikten gelmeye başladım..

17.04.2012

kısa bi özet

Sonsuz bir karanlığın içine DOĞDUM.
Işığı gördüm korktum.
Zamanla ışıkla yaşamayı öğrendim..
KARANLIĞI gördüm korktum.
gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi;
Ağladım..
ZAMANLA yarışılamayacağını,zamanla barışılacağını zamanla öğrendim.
İnsanı öğrendim.

Sonrada insanlar içinde iyiler ve kötüler olduğunu.
Sonrada her insanın içinde İYİLİK ve KÖTÜLÜK bulunduğunu.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi
Sonrada GÜVENİN, SEVGİDEN daha kalıcı olduğunu.
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
GİTMEYİ öğrendim..
Sonra dayanamayıp DÖNMEYİ..
DAha sonra kendime rağmen GİTMEYİ...
Dünyaya tek başıma meydan okumayı öğrendim genç yaşta.
Sonra kalabalıklarla birlikte YÜRÜMEK gerektiği fikrine vardım.
Sonrada asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıplar YIKARAK düşünmek olduğunu öğrendim.
GERÇEĞİ öğrendim bir gün;
Ve gerçeğin acı olduğunu.
Sonrada dozunda ACININ yüreğe olduğu kadar hayatada lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
Ama sadece bazılarının HAYATI tadacağını öğrendim..

22.03.2012

tek beden bin ruh!




   Beni bıraktığında hiç üzülmedim; defalarcadan birisi olcaktı ve yinee ben, bana dönüşlerini heyecanla bekleyecektim..
 
  Hiç ötesini düşünmedim bir gün gelipte benim bir başkasının kıymetlisi olacağımı ne garip artık ne sen varsın ne düşlerimizz ama asıl önemlisi bende yokum..kendimi sende bırakmışım..
 
   Her yeni ilişki oyuncuları değişen aynı oyun aslında her birimiz defalarca başkası oluyoruz defalarca kılık değiştirip rolümüzü kapıyoruz..,
   Hayat bi tiyatro sahnesi derlerdi doğaçlama yapıyoruz sürekli başka gösterimlerde..her birisinde başka kişi oluyoruz aynı bedende binlerce ruh taşıyorz...

26.01.2012

çaresiz..

Sanırım ilk defa kendi hayatımın akışını bir başkasına veriyorum amaç biraz gölgesinde dinlenmek ama çağlayanında sürükleniyorum..