Her gün bir öncekinden daha fazla şaşrtıyosun beniiii...Bu pazarı asla unutmak istemiyorumm...beraber yolculuğumuzu.. yaptıklarını, ton balıklı sandaviçi,arabadaki çalığın şarkıları, içtiklerimizi, yağmurlu sokakları, elimi sımsıkı tutuşunu, o kuş yüzünden 'ürkeğim benim' diyişini..2 saat boyunca parfüm seçip sonra karar veremeyip hepsini birden alışımızı..duble vişne votkayı dark brown ile karıştırışımızı, binlerce fotoğrafı, bide bi türlü bitiremediğimiz kazı kazanı:=))harikaaaaa bi pazardııı teşekkür ederimmmmmm yaptıkların çabaladıkladıkların için....
Neyse heryer insandı Eskişehirde Espark acayip kalabalık pazar olması vize haftası olmasıda etkilememiş olacak ki arabayı koyacak yer bulamadık bikaç yapılacak işimizi hallettikten sonra çıktık.Avm'nin ana kapısından 2 yöne ayrılan starbucks ve kahve dünyası biraz tartışmaya yol açsada tabikii kazanan soya sütlü hazelnut tall Latte oldu=) yağmur çiselerken Hallerin içinden barlar sokağına ordan asıl durağımız Twenty SIX'e ulaştık. Sohbet muhabbet ben güneşi orda batırmak istemediğimden dolayı tekar yollara attık kendimizi.Çok güzel biyerde yemek yedik yine salata olasın meze olsun hayıırrrrr tabikii salataa olsun meze olmasın kavgasından sonra garson devasa bi salata küçük bi meze tabağıyla yemeklerimizi getirdi. Ordan kalıp arabayı alıp şelale park'a gittik. Eskişehiri tepeden gören kocaman bi şelalesi ve rüzgar değirmeni olan güzel ambiyans eşliğinde çayımızı içtikk sonraa gece yarısına doğru Eskişehir Ankara karayolunda güzel şarkılarlaa yola çıktık...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder