20.05.2012

eskişehirr

          Her gün bir öncekinden daha fazla şaşrtıyosun beniiii...Bu pazarı asla unutmak istemiyorumm...beraber yolculuğumuzu.. yaptıklarını, ton balıklı sandaviçi,arabadaki çalığın şarkıları, içtiklerimizi, yağmurlu sokakları, elimi sımsıkı tutuşunu, o kuş yüzünden 'ürkeğim benim' diyişini..2 saat boyunca parfüm seçip sonra karar veremeyip hepsini birden alışımızı..duble vişne votkayı dark brown ile karıştırışımızı, binlerce fotoğrafı, bide bi türlü bitiremediğimiz kazı kazanı:=))harikaaaaa bi pazardııı teşekkür ederimmmmmm  yaptıkların çabaladıkladıkların için....


Neyse heryer insandı Eskişehirde Espark acayip kalabalık pazar olması vize haftası olmasıda etkilememiş olacak ki arabayı koyacak yer bulamadık bikaç yapılacak işimizi hallettikten sonra çıktık.Avm'nin ana kapısından 2 yöne ayrılan starbucks ve kahve dünyası biraz tartışmaya yol açsada tabikii kazanan soya sütlü  hazelnut  tall Latte oldu=) yağmur çiselerken Hallerin içinden barlar sokağına ordan asıl durağımız  Twenty SIX'e ulaştık. Sohbet muhabbet ben güneşi orda batırmak istemediğimden dolayı tekar yollara attık kendimizi.Çok güzel biyerde yemek yedik yine salata olasın meze olsun hayıırrrrr tabikii salataa olsun meze olmasın kavgasından sonra garson devasa bi salata küçük bi meze tabağıyla yemeklerimizi getirdi. Ordan kalıp arabayı alıp şelale park'a gittik. Eskişehiri tepeden gören kocaman bi şelalesi ve rüzgar değirmeni olan güzel ambiyans eşliğinde çayımızı içtikk sonraa gece yarısına doğru Eskişehir Ankara karayolunda güzel şarkılarlaa yola çıktık...

12.05.2012

bugün benim doğum günüm..

Sabah kalktım bi kahve yaptım kendime..
Pencerenin yanına oturdum hava bana inat puslu yağmurlu..
Evde çakmağın sesi yankılandı sonra sigaranın ilk alev alışı yavaş yavaş..
Sonra ilk nefes tam 27 yıl önce aldığım ilk nefesten sonra ağlayışım geldi aklıma ağlayarak doğuyo insan bilinçsizce..
Bugün benim doğum günüm ama kimsenin haberi yok..
Yıllar geçtikçe ne kadar yalnız kalıyo insan gece yarısı 12den sonra gelen msjlar telefonlar her yıl biraz daha azalıyor..
Sonra yalnız ölüme daha bir yaklaşıyor..
Bugün benim doğum günüm yeni yaşımın yeni hayatimin ilk günü..

8.05.2012

TİYATRODAKİ YABANCI

      İlk zamanlar herşey yolundaydı hemde şaşırtıcı biçimde herkez etrafımda.. Yıllardır eğlenmediğim kadar çok eğlenip yapamadigim bisürü şey yapmıştım..  Hayatıma da bi çok kişi girdi onların yanında sen aklıma bile gelmedin ellerini tutarken sarılırken öpüşürken tek bir hatıran canlanmadı beynimde..Hemde beraber yaşadığımız bu evde bu odada bu yatakta baktığım duvarlardaki tablolarda, banyodaki aynada özlemin de terkedip gitmişti beni senle..
     Ama şimdi bir yıla yaklaşırken özlüyorum sanırım yavaş yavaş ne olduğunu çok anlamasamda her üzüntümde sen ol her hayal kırıklığımda sana dayanayım her gece senin omzunda uyuyayım istiyorum..''Seni benim kadar kimsenin üzmesine izin verme'' demiştin yaa senin kadar sevmesine bile izin veremiyorum..
    Belki bi yerlerde bir gün yine karşılaşırız kimbilir belki bi tiyatroda buluşur gözlerimiz.. sonra da eve kadar beraber yürürüz...

4.05.2012

HIÇ OLMAK


Bazen insanın boğazına düğümlenir ya bişeyler söylemek istediğin birsürü şey varken dudaklarının arasından kelimelere dökülemez bir türlü ne annene söyleyebilmışsindir onu sevdiğini ne de son bakışında giden sevgiline.. Bazende kendine bile söyleyemediğin çoğu zaman saçma bir gururla bastırdığın duyguların çıkıverir ortaya yıllar sonra ışte dersin BULDUM.. Yıllardır içine düştüğüm durmadan debelenip çıkmaya çalıştığım nedenini bir türlü anlayamadığım şey GURUR'du.. O öyle bir şeydir ki size doğru olan şeyleri hep yanlış yoldan yapmanızı sağlar  karşı tarafı suçlar beyaz iken simsiyah hakliyken her haksız duruma düşürür sizi..aslında Yapmak istemediğimiz şeyleri yapar aklınızın ucundan geçmeyecek şeyler döküverir agzimizdan..O en çok sevdiklerimizi acıtır onları kırar bizi kendimize yabancılaştırır..Onların gözündeki BIZ'den nefret ettirir.öyle bireydir ki arkasında mutlaka hırsla dolaşıp ona güvenir..bizi bütün çıkmazlara sokup yalnızlığa iter..Biz nekadar güçlüyüz diye övünürken aslında güçlü görünmek isteyen böylece o duvarların arkasında kendini güvende sanan küçük bir Biz görürüz..teslim olamayız hiç bir şeye bunu güçsüzlükle bağdaştırırız aglayamayız yalnız kaldığımızda aynanın karşısında döktügümüz gözyaşlarını başkalarından ölüm pahasına saklarız.. Aslında HIÇ olmaktır başlangıç NOKTA olmak.. O noktaları birleştirip bir romana başlamak şimdi...

2.05.2012

MAYIS Seni Sevmek mi?

Bir mayıs esintisi yine seni aklıma düşüren..

Ama her mayıs sana olan özlemime biraz daha alıştıran..

Seni sevmek göle düşen bir su damlası gibiydi çoğu zaman..

Etrafına eklediğimiz halkalardı bizi birbirimizden yavaş yavaş uzaklaştıran..

Sen dinginliginle okyanuslara ulaşmak isterken,

Bendim tüm çırpınışlara inat o ıssız golde kalmak isteyen..

Şimdi sen bir çağlayan ucunda;

Ben ise buhar olmuş bir bulutun gözyaşında..

27.04.2012

ahh Istanbul

ah istanbul..ıstanbul olalı..2 günden koca bir kitap çıkacak şey yaşadık.. Ne Öğleyin çıkan fırtınayi taktik nede evin kırılan penceresi keyfimizi kaçırdı..üsküdar,beşiktaş, eminönü vee sonunda ortaköy kocaman kumpir ,dürüm wafflee, yağmur ,gülmekten ağrıyan karnım, kestane, şemsiye ,arka sokaktaki park ,9.kat vodafone:) uçuşan masa, bu defa denize karşı latte ,ıslanan ayaklarım, rekor kırılan uyumadan geçirilen saatler vee ankarada güzel bir kahvaltı biri kırmızı biri mavi biri siyah 3 tane beraber başladığımız koleksiyon arabalarimız, açık büfe portakal suyu..ve yine valizime doldurduğum bir yığın komik romantik anı..

26.04.2012

insan hayvanları

insanları anlamayi bırakalı çok oldu ama hala yaptıkları karşısında kendimi nasıl koruyacağımı öğrenemedim..nasıl bu kadar acımasız,anlayissiz olabiliyorlar bi miktar benlik alarak kendimi hep ayırmışımdır bazende çevremdeki olan bitenleri bu kadar farklı gözle görmek ikili oyunların içinde olmadan gözlemlemek daha fazla acı verir oldu.. Hep bilinen bi söz vardır acıma insanlara acınacak duruma düşersin böylemi olmak lazım sert buzdan bi kalp taşımak mi lazım kırılmamak için yaptıklarına karşılık onlar gibi olmakta yetmiyo ki çoğu zaman bencillikleri ile o kadar örmüşler ki duvarlarını ne senin yaptığın güzellikleri görebilirler nede vazgeçtiğin özveriyi anlayabilirler..hayatın heryerinden ayrı bi darbe yersin bu kadar ince olup başkalarının düşüncelerini sırf onlar üzülmesin diye onayladiginda bir sıfır yenik başlarsın zaten sonra devamı gelir senin bu enerjinle daha seni tanımadan almaya başlarlar senden bişeyler.. Her kopardıklarına kar gözüyle bakarlar ticarete dökerker senin üzerinden senin sahip olduğun hayatını..